Günümüzün en büyük sağlık sorunlarından birisi obezite ve tip 2 diyabetin tetiklediği Metabolik Sendrom’dur. Metabolik Sendrom’la mücadele adına yapılan tüm çalışmalar ve bu çalışmalarla ilgili analizler, ne yazık ki hastalığın tedavisinde klasik tedavi yollarının yeterli oranda başarı sağlayamadıklarını göstermektedir. Metabolik Sendrom’la verilen mücadelede, hastalığı önlemeye yönelik çalışmaların başında gelen “Diabetes Prevention Program” (DPP) gibi çok geniş katılımlı araştırmaların sonuçlarına göre, hastalara yoğun bir eğitim verilmesi ve sürekli bir ilgiyle birebir takip edilmesi halinde bile, efektif kilo kontrolü oranlarının %5’in altında kaldığını göstermektedir. Tüm tedavi yöntemlerini ele aldığımızda, elde edilen bilimsel birikim obezite ve tip 2 diyabet tedavisindeki en efektif sonuçların cerrahi müdahalelerle alındığını göstermektedir. Bu yöntemlerin bir bölümü sadece obezitenin tedavisinde değil, tip 2 diyabet ve eşlik eden diğer hastalıkların tedavisinde de etkili ve kalıcı sonuçlar alındığını göstermektedir. Özellikle son 30 yılda obezite ve tip 2 diyabetin cerrahi tedavisi için geliştirilen birçok yöntem bulunmaktadır. Zaman içinde bu yöntemlerin bazıları terk edilirken, bir bölümü de etkili uzun dönem sonuçları sayesinde günümüzde de başarı ile uygulanmaya devam ediyor. Her tedavi yönteminde olduğu gibi cerrahi müdahalelerin de avantajları ve dezavantajları vardır. Ayrıca cerrahi yöntemlerin kendi içlerinde birbirlerine karşı üstün ya da zayıf oldukları noktalar da bulunmaktadır